ERMENİSTAN’IN, TÜRKİYE TOPRAKLARI İLE İLGİLİ RÜYASI DEVAM
2000’den 2006’ya geldiğimizde, Taşnaksütyun’un, (Sözde) Ermeni soykırımının 100'üncü yıl dönümü olan 2015 yılına kadar, bu yöndeki faaliyetlerine ivme kazandırdığını görüyoruz.
Taşnaksütyun artık, Türkiye’nin AB üyelik sürecinin baltalanması için, Avrupa teşkilatlarının ve özellikle Avrupa’daki üniversite gençliğinin daha faal bir görünüm kazanmasını istiyor.
Esasen bazı Avrupa ülkeleri, Ermeni iddialarını -tarihi gerçekleri araştırma gereği bile duymadan- tek taraflı değerlendirmeyi, “Türkiye’yi Avrupa ailesinden dışlama” nihai hedefi çerçevesinde uygun bulmuş, (sözde) Ermeni soykırımını parlamentoları vasıtasıyla kabul etmişti.
Oysa ki şimdi, Ermeni soykırımı iddialarının Avrupa’daki baş savunucusu durumundaki Fransa’da bugünlerde yükselen aklıselim sesler, Ermeni çevreler arasında şaşkınlık yaratıyor.
(Sözde) Ermeni soykırımı başta olmak üzere, demokratik rejime yakışmayan kanunların iptali istemiyle, Fransa’nın önde gelen 19 tarihçisinin “Tarih için Özgürlük” başlığı altında yayınladığı deklarasyon sonrası gelişmelerle paniğe kapılan Taşnaksütyun, yeniden atağa geçti.
Ermenistan Devrimci Federasyonu (Taşnaksütyun) bürosunun girişimleriyle, 14-15 Ocak 2006 tarihlerinde, Avrupa’da faaliyet gösteren ofisler ve Ay Data teşkilatının iştirakiyle Atina’da bir konferans düzenlendi. Konferans, Ermeni davasının yurtdışındaki üniversite gençliği ve Avrupa teşkilatları tarafından daha etkin şekilde savunulmasının sağlanmasının yanı sıra, mesnetsiz Ermeni iddialarının Türkiye’nin AB üyelik süreci ile iyiden iyiye ilişkilendirilmesini amaçlıyor.
Fransa, İtalya, Yunanistan, Kıbrıs, Avusturya, Almanya, Hollanda, Belçika, İngiltere’den temsilcilerin yanı sıra, Ay Data teşkilatının Yakın Doğu Komisyonu temsilcileri, Taşnaksütyun büro çalışanları ve Ermenistan Parlamentosu’ndaki milletvekillerinin katıldığı konferansta; “AB’nin, Türkiye’nin üyeliği konusunda, (sözde) Ermeni soykırımını şart olarak ileri sürmesi için çalışma yapılması gerektiği” vurgulanıyor.
“Türkiye’nin AB'ne üyeliği konusunda, Ermenistan Dışişleri Bakanlığı ile Taşnaksütyun Partisi tarafından yürütülen taktik ve strateji alanındaki siyasetin sürdürülmesinin” talep edildiği konferansta, “Ermeni gençlerinin Ermeni ideallerinin hayata geçirilmesinde daha aktif bir rol alması” ve “Avrupa Ermeni teşkilatlarının da daha etkin hale getirilmesinin sağlanması” isteniyor.
Ama hepsi bu değil, işte aşırı milliyetçi Taşnaksütyun Partisi’nin Erivan Ofis Direktörü Giro Manoyan’ın “Türkiye'den gelecekte toprak talep edilebileceğine” dair ifadeleri…
"Bizim de bir parçası olduğumuz mevcut hükümet, desteklediğimiz ve desteğimizi sürdüreceğimiz Devlet Başkanı da bizim anavatan taleplerimizi terk etmeyecek" diyen Manoyan, “hiçbir Ermeni hükümetinin, Türkiye'den asla toprak talep etmeyeceklerini söyleyemeyeceğini” ileri sürerek; "Hiçbir Ermeni hükümeti bunu yapamaz Çünkü bana göre, Ermeni halkı böyle bir hükümetin iktidarda kalmasına asla izin vermez" şeklinde konuştu.
Erivan’da hükümet ortağı Taşnaksütyun Partisi’nin sözcüsü, "Bugün böyle taleplerimizin olmaması, yarın da olmayacağı anlamına gelmiyor" diyerek, Ermeni cüretkârlığının boyutlarını ortaya koyuyor.
Manoyan’ın Erivan'da bir yuvarlak masa toplantısı sırasında yaptığı bu açıklamalara yer veren Ermeni basınında çıkan haberlerde de; “Ermenistan'ın gelecekte, Türkiye'den 1915 öncesinde Ermeniler'in yoğun biçimde yaşadığı Türkiye topraklarını isteyebileceği” belirtiliyor.
Taşnaksütyun tarafından yapılan açıklamalar, “Ermenistan’ın, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü tanımadığı" hususunu, uluslararası arenada dile getirerek, sözde soykırım iddialarının ardındaki gerçeğe dikkat çekmek isteyen Türkiye’yi bir kez daha doğruluyor.
Şimdi
ise, gözler “Tarihi yazmak parlamentolara ve politikacılara düşmez.
Tarihi tarihçiler yazar” seslerinin yükseldiği Fransa’nın yanı sıra
diğer sözde soykırım iddialarına pirim veren ülkelerin, hatalarını
görüp görmeyeceğinde…
HAKİMİYETİ MİLLİYE
Arkadaşına Gönder!