TÜRKİYE ADYINLANMALI

Diyarbakır Valisi Efkan ÂLÂ'nın Atatürk Posteri fobisi!..

Diyarbakır Valisi Efkan ÂLÂ'nın Atatürk Posteri fobisi!..

Cumhuriyet Bayramı’nda Atatürk posterlerini taşıyan gençlere, "Vali Bey’in emridir, bu posterleri indireceksiniz!.."diye posterlerin indirilmesi için gençlere tehditle karışık yoğun baskı uygulanmış ve ADD Şube başkanı aleyhinde tazminat davası açılmıştı.

DİYARBAKIR

Kaynak : Mehmet CANSEVER-Emekli Memur

Editör : Heddam, 2 Şubat 2006 Perşembe, 11:26

Diyarbakır’da, 2005 yılı Cumhuriyet Bayramı’nda bir grup ADD üyesi genç Atatürk posterleriyle bayramın kutlandığı alanda yerlerini alıyor.

Bayram halkın yoğun katılımıyla da büyük bir coşku içinde geçiyor. Bu sırada beklenmedik, yürekleri kanatan bir olay gelişiyor.

Birkaç polis memuru Atatürk posterlerini taşıyan gençlerin yanına yaklaşarak, "Vali Bey’in(Diyarbakır Valisi Ekan ÂLÂ) emridir, bu posterleri indireceksiniz!.." diye posterlerin indirilmesi için gençlere tehditle karışık yoğun baskı uyguluyor.

Gençler büyük bir şaşkınlık içinde, itişmeye-çekişmeye neden olmamak için Atatürk posterlerini indirmek zorunda bırakılıyor.

Bu durumu haber alan ADD Şube Başkanı Dr. Rıza GÜL üzüntülerini dile getirerek olayı kınayan ve protesto eden bir basın açıklaması yapıyor.

Bir suç duyurusu olması gereken bu basın açıklaması karşısında, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in Cumhuriyet Savcıları susuyorlar.

Bu suskunluktan kendisine pay çıkaran Diyarbakır Valisi Efkan ÂLÂ; Avrupa’dan uçağa binerken “Kürdistan’a gidiyorum” diyen AB Parlamento Başkanı Joseph BORELL’i makamında ağırlayarak halılar-kilimler sunan validir(!).

Aynı Âlâ Vali 2005 Nevruz’unda Diyarbakır’a gelip “Biji Apo” diye bağıran PKK bayrakları sallayan Norveçli, Danimarkalı turistleri de makamında ağırlamıştır.


Vali, ADD'yi susturmak ve bastırmak için, ADD Şube Başkanı hakkında 12 Milyarlık manevi tazminat davası açıyor!..

82 yıllık Cumhuriyet tarihimizin bu ilk ibretlik duruşması 7 Şubat 2006 Salı günü saat: 11.30’da Diyarbakır Adliyesi’nde yapılacaktır.

Kamuoyuna ve basınımıza duyurulur.


Peki ATATÜRK Ne Öğütlemişti?

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, "demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek"

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir."

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!


GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK





{ HEDDAM }

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Arkadaşına Gönder!


Blogcu.com bir BERIL Tech hizmetidir.